Öne Çıkan YazılarSon Yazılanlar
İsmim Leyla değil. Bu utançla başlıyorum mektuba.
Ben göğün yere eğildiği, yıldızların kumdan çok olduğu, rüzgârın sır getirip ser götürdüğü çölün kadife gecelerindeki kandilim. Leyla’nın gül yüzünü eğdiği kandil…
Leyla, ayağının altında cennet bilinciyle yürür; rahminde doğmayan çocuklarıyla gündüzleri herkes gibi insan, geceleri ise yalnızca kendisi gibi Leyla olur.
Gündüz gözler tek renk görür: çöl, güneş ve Leyla’nın benzi. Gece ise benim bile bölemediğim bir zifiri iner.
Ay ışığının yüz sürmediği yatağında, geceden karanlık saçları yanaklarına siyah bir örtü gibi düşer. Başını yastığa koyduğu anda.
Temennâ
Uçan Eşek 4.0
İnce Sevgilim
Ayna
Uçuk Kaçık Heyula
ŞiirKöşesi
İsmim Leyla değil. Bu utançla başlıyorum mektuba.
Ben göğün yere eğildiği, yıldızların kumdan çok olduğu, rüzgârın sır getirip ser götürdüğü çölün kadife gecelerindeki kandilim. Leyla’nın gül yüzünü eğdiği kandil…
Leyla, ayağının altında.
Ey dil yetiş ahvalime yön belli değil mi
Her zorluğa bir çare veren belli değil mi
Bilmem diyesim var yine her türlü suâle
Söz neyse de yutkunduğum ân belli değil mi
Geçtik bu latîf.
kanı kabuğunda seğiren,
bedeninden tard edilmiş bir yürek olarak
indim sana dünyadan.
sana vatan dedim,
et yapıştı toprağına..
kuş kaçıran pervazımla,
kurumayan canımla,
kervanlar menzili yutağımla,
indim sana.
belki çıplak bir yarayım,
belki bordo bir gül,
belki sardunya…
ismim sorulmaz biliyorum;
al gözlerimi götür O’na..
TakvimNotları
Marifetullah
DüşünceYazıları
Gobi Çölü’ndeki Kandilin Kayıp Mektubu
Uçan Eşek 4.0
İnce Sevgilim
Ayna
Uçuk Kaçık Heyula
Tüm Kategoriler







